Çingene Kızı Mozayiği / Sinan Şanlıer

SON DAKİKA

Çingene Kızı Mozayiği / Sinan Şanlıer

Bu haber 03 Haziran 2020 - 18:31 'de eklendi ve 45644 kez görüntülendi.

Türkiye’de henüz sağlam ve doyurucu biçimde, araştırma ve incelemeye konu edilmemiş Roman/Çingene topluluklar, bir yığın aslı astarı olmayan hurafelerle anıldığı gibi aynı zamanda yalan yanlış bilgilerle de benzemekte, süslenmektedir. Hoşumuza gitmese bile, bir bilginin doğrusu her zaman hem ahlâk hem de etik açısından olması gerekendir, günün birinde illâ ki işe yarayacaktır.

Belkıs/Zeugma harebelerinin kurtarma kazıları sırasında bulunan bir taban mozayiğine Çingene Kızı denmesi ve neredeyse balkon konuşmalarını andırır bir şekilde böyle olduğunun savunulması da bu türden yanlış bilgilerden birisidir. “Olsa ne olur” diye soranlara yanıtımız hemen şu olsun: Böylesi bir tutum, tarihi yanlış bir tarihten yazmaktan öte bir şey olmaz, doğru değildir ve yakışık da almaz.

Fırat Nehri kıyısındaki kalıntıların kurtarma kazıları, bölgenin baraj suları altında kalacağı gerçeği ile başlatılmış ve kazılar sırasında Roma İmparatorluğu döneminden kalma evler, villalar bulunmuştu. Bu bölge daha çok, o dönem üst sınıfların kullandığı yerleşim olrduğu için, bir de evlerin zemininde neredeyse bütün tabanı kaplayacak şekilde mozaikler de bulunmuştu. Gaziantep sınırları içindeki bu bölgede olduğu gibi, aslında Türkiye’nin hemen bir çok yerinde bu türden tarihi eserler bulunmakta, kazılarla günyüzüne çıkartılmaktadır. Artık memleketimizde sadece mozaikle ilgili müzelerin, teşhir salonlarının sayısı giderek de artmaktadır. Gönül hepsinin kurtarılmasını, tahrip edilmemesini, sergilenmesini ister…

Arkeoloji ve sanat tarihi açısından dünyanın gözü o dönem kazıların yapıldığı bölgeye çevrilmiş, basın kuruluşları neredeyse bulunan en ufak bir parçanın bile haberini yapar olmuşlardı. Mozayiğe Çingene Kızı denmesi de böyle bir durumda gerçekleşmişti. Basının sorularına karşılık Çingene Kızı denmiş ve bugüne kadar böyle devam ede gelmişti.* Şimdilerde yavaş yavaş bu düşünceden vazgeçilse de büyük bir kesim hâlâ bu mozayiğin bir Çingene kızını canlandırdığına inanmaktadır. Konu bu haliyle bilimsel kitaplarda kendine yer bulmuş ve basılmış, kimi sivil toplum kuruluşlarının toplantılarında ise sahnenin arka fonunda metrelerce büyüklükte bir pano halinde yer almıştır.

Fakat Roman/Çingene tarihi ile ilgilenenler, okuyup yazanlar bile şu detayı atlamışlardı. Kazıların yapıldığı bölgedeki buluntular, evler, mozaikler vs. günümüzden yaklaşık 1700-1800 yıl öncesine, MS. 2. – 3. yüzyıla aitti. Oysaki biz biliyoruz ki, Roman/Çingene toplulukların Anadolu topraklarına gelişi 1000-1200 seneden öncesine geçmiyor. Yani mozayiğin yapılış tarihi göçlerden 700-800 sene öncesine dayanmaktaydı. Bir başka detay ise şudur: Bu tür taban mozayiklerinde, bir de mozayikteki figürün, kişinin kim ya da ne olduğunu belirten bir yazının bulunması gerekirdi, ki mozayiğin bir kısmı tahrip olduğu için böyle bir durumun varlığını söyleyemiyoruz. Ama, en azından şu soruyu sorabiliyoruz: Eğer bir yazı olsaydı ne yazılmış olacaktı? Madem ki mozaik Çingene Kızını resmediyor, o zaman Çiengene, Kıpti, Roman, Giftos, Gitan, Zigeuner vs… ne yazacaktı? Bu sorunun da yanıtı yoktur, verilemez, çünkü o tarihte henüz toplumlar arasında bizim konumuzla ilgili bir ilişki yoktu. Bir de çok pratik bir yol vardı mozayikteki figürün kime ait olduğunu öğrenmek için: Mozayiğin sergilendiği müzeden bir yetkiliye telefon açıp işin doğrusu öğrenile bilirdi. Yapılmadı…

Peki kimdir bu moyazikteki kız? Bir kere önce şunu söyleyelim, yetkililer bu figürde görünen yüzün bir kız mı yoksa bir oğlan mı olduğu da kesin değil demektedirler. Sadece saçları ve başındaki bandana böyle bir düşünceye sevk etmektedir. Mozaiğin bulunduğu bölge hakkında araştırma yapan akademisyenler, dönem üzerine çalışan tarihçiler, mitoloji ve sanat tarihi üzerine çalışma yapanların birleştiği nokta, maozayiğin mitolojideki şarap tanrısı Diyonisos’un müritlerinden, takipçilerinden olan maenad’lardan birine ait olduğudur. Mantıklı ve akla da yatkın gelmektedir, çünkü bilindiği üzere bölge üzüm, bağcılık ve şarap üretimiyle de ünlüdür. Özetle, mozayikteki figür bir Çingene Kızı değildir, tarihsel olarak da mümkün görünmüyor…

(*Not: Konu hakkında kazı başkanıyla yapılan yazışma bende kayıtlıdır, kendisine teşekkür ederim.)

copyright© Sinan Şanlıer, izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.